Glokomda Ginkgo Biloba ve Oküler Perfüzyon Ginkgo biloba ekstresi (GBE), dolaşım ve nöroprotektif etkileri nedeniyle uzun süredir incelenen bitkisel bir takviyedir. Glokomda – özellikle intraoküler basıncın yükselmediği normal tansiyonlu glokomda (NTG) – vasküler düzensizlik ve optik sinir perfüzyonunun zayıflığının retinal gangliyon hücre kaybına katkıda bulunduğu düşünülmektedir. GBE'nin flavono...
Trombosit aktive edici faktör, vücutta hücreler tarafından üretilen güçlü bir kimyasal haberci moleküldür. Çok küçük miktarlarda bile etkili olabilir ve esas görevi kan pıhtılaşması, iltihap ve damar tonusunun düzenlenmesidir. Bu madde, özellikle plateletler (kan pulcukları), beyaz kan hücreleri ve damar iç yüzünü kaplayan hücreler tarafından salınır; salındığında plateletlerin bir araya gelmesini teşvik eder ve kan damarlarında geçirgenlik ile kasılma gibi değişikliklere yol açar. Etkisini hücre yüzeyindeki özel reseptörlere bağlanarak gösterir ve bu bağlanma hücrelerin içindeki sinyal yollarını çalıştırır. Vücutta varlığını sınırlayan enzimler aracılığıyla parçalanır; bu sayede etkisi kontrol altında tutulur ve gereksiz pıhtı ya da aşırı iltihap önlenir.
Neden önemli olduğu, birçok hastalıkta aktif rol oynamasından anlaşılır: alerjik reaksiyonlar, astım atakları, inflamatuar durumlar, damar içi pıhtı oluşumu ve bazı kalp-damar hastalıklarında bu faktörün düzeyleri veya etkisi değişebilir. Klinik araştırmalar ve tedavi çalışmaları, bu faktörün yol açtığı zararlı etkileri azaltmayı amaçlayan ilaçlar geliştirmeye odaklanır; örneğin reseptör bloklayıcıları veya onu parçalayarak etkisini sonlandıran enzimleri hedefleyen yaklaşımlar vardır. Laboratuvarda ölçülmesi ve dengelenmesi, hastalığın gidişatını etkileme potansiyeli taşıdığından önemlidir. Kısacası, trombosit aktive edici faktör hem vücudun savunma ve onarım süreçlerinde rol oynar hem de dengesiz olduğunda çeşitli hastalıklara katkıda bulunabileceği için tıp açısından dikkatle izlenen bir moleküldür.